break break - Türkçe İngilizce Sözlük

break break

"break break" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
break i. mola
break i. ara
break i. paydos
tax break i. vergi indirimi
break up f. ilişkiyi kesmek
break up f. ayrılmak
break off f. kopmak
break f. kopmak
break down f. bozulmak
break away f. kopmak
break f. kırmak
have a break f. ara vermek
break off f. koparmak
break f. bozmak
break someone's nose f. burnunu kırmak
break into f. zorla girmek
Genel
break i. gaf
break i. (şafak) sökme
break i. kaçma
lunch break i. öğle tatili
break i. fasıla
break i. iş molası
break i. dinlenme
quick break i. kısa ara
lunch break i. öğle arası
break i. açıklık
break key i. kesme tuşu
break i. kısım
break i. fırsat
break point i. kesme noktası
break up i. dağılma
break i. kaçış
break i. kırma
break i. firar
prison break i. hapishaneden kaçış
break i. atılma
the break of day i. günün ağarması
coffee break i. kahve arası
break i. ani fiyat düşüşü
short break i. kısa ara
epistemological break i. epistemolojik kopuş
break i. kırılma
break i. durak
break i. pot
break i. parça
theory of break from social life i. sosyal hayattan kopma teorisi
bad break i. şanssızlık
break of day i. şafak
short break i. günübirlik gezi
break i. şans
break i. teneffüs
break i. ara verme
page break i. sayfa sonu
break i. çatlak
break i. aralık
double break i. çift kesme
break-up i. dağılma
break-up i. parçalanma
break-in i. meskene tecavüz
break-even point i. ölü nokta
break-in i. zorla girme
break i. bozuşma
break i. program arası
break time bell i. teneffüs zili
border break i. dış kenar baskı
border break i. kitabe taşması
a sharp break i. keskin bir dönüş
smoke break i. sigara molası
mid-term break i. sömestr tatili
mid-term break i. yarıyıl tatili
cigarette break i. sigara molası
break room i. dinlenme odası
break i. kırık
winter break i. sömestr tatili
a short break i. kısa bir ara
coffee break i. kahve molası
bathroom break i. ihtiyaç molası
break (time) i. ders arası
brain-break i. kısa zihinsel ara
break dance i. 80'lerde çıkmış hareketli bir dans
rest break i. ara dinlenme
meal break i. yemek molası
lunch break i. yemek molası
break i. ara dinlenme
short break i. kısa süreli tatil
mid-term break i. ara tatil
semester break i. sömestr tatili
semester break i. yarıyıl tatili
winter break i. kış tatili
easter break i. paskalya tatili
commercial break i. reklam arası
book break i. kitap molası
water pipe break i. su borusu patlaması
break-off i. bitirme
break dancing i. break dans
break i. parti
break i. ilişkilerin kopması
break i. sörf bölgesi
break-off i. ilişkiyi kesme
break i. bir yılda hazırlanan kenevir miktarı
break i. hafif gem
break i. keskin uç
break-off i. durdurma
break i. atılım
break i. başlangıç
break i. zorla haneye girme
break i. patavatsızca yorum
break i. ani değişiklik
break i. geçici ayrılık dönemi
break i. lot
break i. atın binici tarafından belirlenen yürüyüş şeklinin değişmesi
break i. belirgin değişiklik
break i. (arabalı at yarışında) atın tırıstan koşuya veya başka bir adıma geçmesi
break i. konsinye
break i. ihlal
break i. ani kesinti
break i. ani hareket
break i. at arabası
break i. (özellikle beklenmedik şekilde) durumunu düzeltme şansı
break i. gaf
break i. dalga kırılma noktası
break-off i. bilardoda topları dağıtan ilk vuruş
break i. bağların kopması
break i. ortaya çıkma
break i. su yüzeyinin dalgalanması
break i. bir parti oluşturan çay sandıkları
break i. depar
break i. büyük miktar
break i. (sevgiliyle) ilişkiye ara verme
break seal i. mühür
break-away i. sahadan çıkmak
break-in i. ilk deneyim
break-in i. ilk kullanım
break and entry i. haneye tecavüz
mini-break i. (iki üç günlük) kısa tatil
immersion break i. gerçeklik algısının kırılması
break i. tatil
break i. kesilme
break i. noktayı koyma
break i. uzaklaşma
break i. (tenis) servis kırma
break i. boşluk
break i. talihin yüze gülmesi
break i. talih kuşu
break i. yırtma
break f. iflas etmek
break something off f. son vermek
break one's promise f. sözünden dönmek
break the fast f. oruç bozmak
have break f. ara vermek

"break break" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 32 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
ani duruş ve kısa hareketlerden oluşan bir break dans tarzı pop and lock i.
ritmik jimnastik, artistik jimnastik, amigo, dövüş sporları, break dans gibi enerjik ve ritmik tarz tekniklerinin bir arada olduğu sözsüz tiyatro oyunu flying i.
break dans break dancing i.
break dans breakdancing i.
break dans breaking i.
break dansçı breaker i.
break dans yapan kız sitter i.
break dans yapmak break dance f.
break dans yapmak break f.
(break’in pastı) kırdı broke f.
Irregular Verb
break - brack brack [scotland] f.
break - brake brake f.
break - brak brak [scotland] f.
break - broke broke f.
break - broken broken f.
Konuşma Dili
break dans b-boying i.
break dans rocking i.
break dansçısı breaker i.
break dans yapan kimse breaker i.
break dans break i.
Basketbol
en hızlı fast break sistemi firehouse basketball i.
her oyuncunun belli bir görevi olduğu organize edilmiş fast break five man fast break i.
fast break’te kulvarların doldurulması filling the lanes i.
fast break'te arkadan gelen hücum oyuncusu trailer i.
fast break’te topu ortadan götüren oyuncu middleman i.
savunma ribaundunun alınması sonrası fast break'e giderken, yarı sahada veya daha da ilerideki bir oyuncuya pas verilmesi outlet pass i.
ribaund aldıktan sonra fast break'e başlamak için verilen ilk outlet pass i.
Müzik
break dans yapma break dancing i.
break dans break-dancing i.
break dans yapmak break-dance f.
Argo
break dansçı kız b-girl i.
break dansçı çocuk b-boy i.